Yetişmiyor mu? Bırakın Yetişmesin!

Nefes almaya devam ettikçe, işler artmaya ve gelip sizi bulmaya, kapınızda birikmeye devam edecek. Günümüzde tüm işler o kadar hızlı ve değişken ki bir saat önce onay verdiğiniz bir işlemi, bir saat sonra iptal edip sıfırdan üretmeniz gerekebiliyor. Böyle zamanlarda biriken bu işlerin yetişmeyeceğini düşünüp kendinizi strese yönlendiriyorsunuz. Endişe paniği, panik stresi, stres de ‌anksiyete bozukluklarını doğuruyor. Bitmek bilmeyen bir kısır döngü tam da bu noktada başlıyor. Hiçbir şeyin sizden ve sağlığınızdan daha önemli olmadığını unutmayın!

‌Harvard Business’tan Art Markman’a göre işlerin yetişmemesi ya da ideal takvimin gerisinde kalmak, iş hayatındaki birçok kişide utanç ve suçluluk duygusuna neden oluyor. ‌Markman, bu negatif duyguların başarıyı olumsuz etkilediğini belirtiyor ve önlenmesine yardımcı olacak 3 kolay adım öneriyor: İlk olarak işler yetişmediğinde kendinize merhamet gösterin ve içinde bulunduğunuz durumda olan birine tavsiye verdiğinizi hayal edin. İkinci olarak biten işlere odaklanın ve suçluluk duygusundan uzaklaşın. Son adımda ise suçlu hissetmenin hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini kendinize hatırlatın. Elbette hedef daima her işin zamanında bitmesi olmalı ama bunun mümkün olmadığı durumlarda Markman’ın adımlarını uygulamakta fayda var.

Adım ‌1: İşler Yetişmediğinde Kendinize Merhamet Gösterin

Yaptığınız en mükemmel planın bile işlemeyeceği bir gün olabilir. En kusursuz hazırlanan çalışma takvimleri de yanılabilir. İşleriniz bu takvimlere uymayabilir. Öncelikle bunların hepsinin mümkün olduğunu kabullenerek esnek olmayı öğrenmeniz gerekebilir. Çeşitli sorunlarla boğuştuğunuzda ve işleriniz yetişmediğinde, kendinize yüklenmeyin. Çok yakın bir arkadaşınızın, kardeşinizin ya da çok sevdiğiniz başka birinin bu durumu size anlatıp, sizinle dertleştiğini düşünün. Ona neler söylerdiniz? Kendisini iyi hissetmesi ya da işleri tekrar yoluna koyması için ne gibi tavsiyeler verirdiniz? İşte kendinize yapmanız gereken de bu. Kendinize de sevdiklerinize yaklaştığınız kadar merhametli yaklaşıp bir dostunuza baktığınız göz ile bakabilirseniz, olayların çözümü için çok büyük bir adım atmış olursunuz. En büyük sorumluluğunuz, kendi hayatınız.

Adım ‌2: Bitirdiğiniz İşlere Odaklanın

Sadece bir iş yetişmemiş olabilir. Bu dünyanın sonu ya da kahrolmayı gerektirecek bir olay değildir. Suçluluk duygusuyla bir kenarda kendinizi yiyip bitirmeyi bırakın. Kaygıyı tetikleyip içinden çıkılamayacak hallere gelmesine neden olmayın. Daha önce kaç tane işi zor şartlarda bitirdiniz? Kaç işi uçurumun kenarından aldınız? Kaç kişilik çalıştınız? Uzun saatlerde, verdiğiniz emeklerle kaç işi önceden tamamlayıp, üstüne yeni projeler tasarladınız? Çok değil mi? İşte şimdi bunlara odaklanmanız gerekiyor. Kim olduğunuzu, neleri nasıl başardığınızı hatırlamanız gerekiyor. İşe geri dönüp, tamamlamak için ihtiyacınız olan motivasyonu bu cevaplarda bulabilirsiniz.

Adım ‌3: Suçlu Hissetmenin Hiçbir Şeyi Değiştirmeyeceğini Hatırlayın

Derin bir nefes alın ve suçlu hissetmenizin hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini hatırlayın. Suçlu hissetmek ve bu hissi giderek büyütmek yerine kendinizi toparlayın, odaklanın ve yeniden başlayın. Kaldığınız yerden devam ederek işlerinizi tamamlayın. Bu hal şu an size çok zormuş gibi gelebilir. Bunu geliştirmek için ‌farkındalık çalışmalarıyla ilgilenebilirsiniz. Her gün yapacağınız 5-10 dakikalık mini meditasyonlar kendinize ve dünyaya olan bakışınızı değiştirebilir. Hayata daha kolay adapte olmanızı, sorunlarınızın çözümünü daha berrak şekilde görebilmenizi sağlar. ‌Farkındalık çalışmalarının, devamlı olarak yapılan ‌Mindfulness ve meditasyon egzersizlerinin stresle başa çıkmanızda çok faydalı olduğunu kendiniz de görebilirsiniz.

Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir