Stres Doğru Yönetilirse Bireyi Güçlendirir

Lazarus modeline göre; iç dünyasından veya dış çevreden gelen yoğun uyaranlarla karşılaştığında bireyin huzurunun kaçması, uyumsuzluk yaşaması, kaygı düzeyinin yükselmesi, kısaca genel iyilik durumunu kaybetmesi stres olarak tanımlanır.

Önce Sorunu Tanıyın ve Tanımlayın

Folkman gibi başka psikologların da araştırdığı stres ve başa çıkma yollarına bakıldığında; kişi böylesi aşırı uyarılma durumlarında “birincil değerlendirme” yoluna gider. Karşılaştığı durumu anlamaya çalışır, üstesinden gelip gelemeyeceğine bakar. Daha önce aynı ya da benzer bir sorun yaşadı mı, yoksa bu yepyeni bir problem mi, bunları gözden geçirir. “İkincil değerlendirme“de ise strese yol açan bu sorunu/engeli nasıl aşabilirim, gücüm, enerjim, sağlığım buna elveriyor mu gibi soruları gözden geçirir. Son aşama olan “yeniden değerlendirme” aşamasında birey artık bir strateji belirleyerek karşı karşıya kaldığı sorunu alt etme çabasına girer.

Kendinize ve Geçmiş Tecrübelerinize Güvenin

Birey, stres ile başa çıkma konusunda kendini geliştirememişse, çok önemli okullardan aldığı diplomalar, iş ve hayat başarısını kazanmasına yetmeyebilir. Hem sosyal ilişkilerinde hem de iş ve özel hayatında mutsuz olabilir. Aşırı stres sonucu kişide sosyal fobi gelişebilir, toplumdan uzaklaşabilir. Panik atak, anguas gibi huzursuzluklar ortaya çıkabilir. Bireyin fevri tepkiler vermesi, öfke kontrolünü sağlayamaması gibi pek çok davranışsal sorun stresle birlikte gelir. Yanı sıra bedensel ve fizyolojik sıkıntılar başlayabilir ve bunlar kronikleşebilir. Kadının kocasıyla her kavga edişinde mide krampları geçirmesi ya da erkeğin karısının kıskançlıkları karşısında göğüs kafesinde baskı hissetmesi gibi…

Evlatlarıyla uyumlu bir ilişki yakalayamayan bir anne bu frustrasyon veya engellenme karşısında durumla baş edemediği için farkında olmadan kendine hastalık üretebilir, bayılma nöbetleri geçirebilir. Freud’a göre, zorlanma veya engellenme karşısında insanların bilinç dışı geliştirdiği savunma mekanizmaları da buna işaret eder. Kişi, id ve süper ego arasında denge kuramadığı anlarda ağır davranış bozuklukları yaşayabilir. Engellenmeler ve hayal kırıklıkları sonucu geliştirilen savunma mekanizmaları bir zaman sonra yetersiz kalabilir ve akıl hastalıkları başlayabilir. Adale ağrıları, bel veya sırt ağrısı, bel tutulması, bacakta huzursuzluk gibi pek çok rahatsızlığın da aslında sebeplerinin başında stres ile başa çıkamama korkusu yatar.

Kaçmayın, Uzaklaşın ama Güçlenerek Dönün

Tüm bu süreçlerde birey; dayanıklılığı, yaşam becerisi, sabrı ve sebatıyla sınanır aslında. Stresi yener ve olumlu bir gidişata yönelirse, “öldürmeyen acı güçlendirir” misali kabuğu daha da kalınlaşarak sağlam bir şekilde hayatına devam eder. Psikolog Mücella Uluğ’un pozitif psikoloji araştırmasında belirlediği gibi tekrar sorunlarla karşılaştığında kişi, şöyle bir geriye bakıp, “… geçmişte ben neleri atlattım, bu sorunu da atlatırım…” biçiminde pozitif mesajlarla motivasyonunu güçlendirmelidir. İş hayatının stresini atmak adına doğa yürüyüşleri, dost arkadaş ziyaretleri yapmak, hafta sonu dingin bir ortamda kalıp dış uyarıcılara kendini kapatmak, telefonu bir günlüğüne de olsa uzaklaştırmak, şehrin sakin yerlerini keşfetmek, sosyal sorumluluk projelerine katılmak gibi pek çok faaliyetle benliğinizi güçlendirebilir, strese dayanıklılığınızı artırabilirsiniz.

 

Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir