Mükemmel Bir İş Günü Nasıl Olur?

Günümüzün çoğunu sabahtan akşama kadar ofiste, yoğun mesai saatlerinde ve toplantı masalarında geçirdiğimiz bir döngüde olduğumuzu düşünelim. Nasıl hissederdiniz? Yorgunluk, dikkat kaybı ve daha pek çok problem ile karşı karşıya gelebileceğiniz bu rutin sizi bir süre sonra geri dönemeyeceğiniz bir noktaya getirebilir. Peki sağlıklı, mutlu ve üretken bir hayata nasıl sahip olacaksınız? Uyandığınız andan itibaren günün sonuna kadar nasıl zinde hissedebilirsiniz?

Erken yatıp erken kalkın

Alarmla zorla uyandığınız bir gün sizi zaten uyandığınız ilk andan itibaren mutsuz bir havaya sokacaktır. En başta yapmanız gereken – eğer yapabiliyorsanız – doğal bir şekilde uyanmak ve güne pozitif bir şekilde başlamak olmalıdır. Bırakın bedeniniz kendi düzenini kursun. Duş alın, sağlıklı bir kahvaltı edin ve gün içerisinde egzersiz yapmaya çalışın. Bütün bunlar sizin ruh ve beden sağlığınız için gerekli. Uzmanların önerilerinden biri alarmınızı her gün 5 dakika daha erkene kurmak: böylece en sonunda istediğiniz saatte kolayca uyanabileceksiniz. Başlarda pek hoşunuza gitmese bile güne erken başlamak zinde kalmanız ve üretken saatler geçirmeniz için daha günün ilk saatlerinde sizi ve bedeninizi motive edecektir. Güne erken başlama taraftarı değilseniz gece uykuya dalma saatlerinizi buna göre ayarlamayı deneyin.

Alarmın “ertele butonuna” kaç kere basıyorsunuz ya da bazen o tuşa bastığınızı bile hatırlayamıyor musunuz? Bunların hepsi düzensiz bir hayatınız olduğunun göstergesi olabilir. Kendinizi bir programa uymaya alıştırdıkça, artık güne daha zinde başlayacak ve ofiste gün boyu uykulu ve yorgun görünmeyeceksiniz. Erken uyanmak sabahları yaşadığınız bütün o telaşı ortadan kaldıracak ve her sabah ofise apar topar gitmemeye başlayacaksınız. Bunun yanı sıra erken kalkan çoğu insan sabah erken saatlerde ne kadar huzurlu olduğunu anlatır: Denediğinizde siz de bunu farkedecek, telefonunuzun çalmamasının, kuş seslerinin ve sakin saatlerin tadını çıkaracaksınız. Bazen tek ihtiyacınız olan şey kendinize biraz zaman ayırmaktır: Bu, verimlilik için de oldukça önemlidir.

Sağlıklı ve düzenli beslenin

Gelelim günün geri kalanına: Kahvaltınızı nasıl sağlıklı bir şekilde yapıyorsanız günün geri kalanında da aynı şekilde bu rutininize devam etmelisiniz. Akşamüstü karnınız acıktığında abur cubur gibi atıştırmalıklara koşmak yerine meyve, kuruyemiş gibi sizi zinde tutacak öğünlere yönelmenizde fayda var.

İstanbul gibi büyük şehirlerde zor olsa da, daha sakin şehirlerde insanlar işe bisikletle gidiyor. Toplu taşımada ya da trafikte geçirdiğiniz saatler de sizi yorabilir. Büyük şehirlerdeyseniz ve işiniz eve yakınsa evden ofise yürüyebilirsiniz. Bunun için bir imkan ya da vakit yoksa, yoğun trafik saatlerinden sonra işe geldiğinizde kendinize gelmek için sağlıklı bir şeyler içmek ya da yemek isteyebilir ya da iş saatlerinde vakit buldukça egzersiz yapmak isteyebilirsiniz.

Önerdiğimiz bütün bu alternatifler sizi hem zinde tutar hem de zaman ve paradan tasarruf etmenizi sağlar. Bisiklete binmekten sağlıklı yemeye, güne erken başlamaktan erken yatmaya kadar bütün temek alışkanlıklar sizin ruhsal, zihinsel ve bedensel üretkenliğinizi ve sağlığınızı dengede tutmaya yarayan eylemlerdir. Dağınık ve telaşlı halinizden kurtulmak için biraz çabalayın, bir kere bu düzeni oturttuktan sonra gerisi kolaylıkla gelecek ve bu değişimden asla pişman olmayacaksınız.

Zamanınızı ve işlerinizi planlayın

Hala kafanızda soru işaretleri ve üretkenliğiniz konusunda tereddütleriniz varsa iş saatleri sırasında da yapabileceğiniz pek çok şey var. Pazartesi başlayan iş yoğunluğu ile başa çıkmak için haftaya mutlaka planlı başlamaya çalışın. Yapılacak işleri listeleyin ve ajandanızı mutlaka güncel tutun. Gözden kaçırdığınız toplantı ve “deadline“ dediğimiz can sıkıcı durumların üstesinden bu şekilde gelebilirsiniz. Defter tutmayı seven biri değilseniz bunu dijital ortamda gerçekleştirebileceğiniz pek çok araç vardır: Evernote, Wunderlist ve Meistertask bunlardan sadece birkaçı. Bu tür dijital yardımcıları kullanarak daha düzenli bir şekilde bitirdiğiniz ya da bitirmeniz gereken görevleri kontrol ve takip edebilirsiniz.

Saatler boyunca durmadan çalışmak da üretkenliğinizi azaltabilir. Uzun saatler boyunca bilgisayara bakmak ve durmadan aynı işi yapmak hem sıkılmanıza sebep olur hem de bir süre sonra dikkatinizi kaybedersiniz. Belirli aralıklarla ara verin: Ofis dışına çıkın, bir kahve alın, kısa da olsa yürüyüş yapın. 5-10 dakikalık bu aralar sizi daha üretken bir hale getirecektir. “Multitasking” dediğimiz aynı anda birkaç işi yapma alışkanlığı her ne kadar cazip gözükse de hata yapmanıza sebep olabilir: Bütün işlerinizi planlı ama esneyebilen bir rutin içerisinde yürütmeye bakın. Bunların yanı sıra e-postalarınızı düzenli takip etmek, sabahları toplantıları kısa tutmak ve işlere motive bir şekilde bakmak da işe yarayacaktır. Birden fazla e-posta kullanıyorsanız Airmail gibi araçları deneyebilirsiniz: Bu tür uygulamalar aynı program üzerinde birden fazla e-posta tanımlayıp hepsini pencereden pencereye geçmeden kontrol etmenizi ve dikkatinizin dağılmamasını sağlar. Etkin zaman yönetimi dediğimiz şey aslında budur.

Bu önerdiklerimizi yapsanız da zaman zaman strese yenik düşebilir ve bütün motivasyonunuzu kaybedebilirsiniz. Bu noktada yapmanız gereken her şeye rağmen motive ve umutlu olmaktır: Kendinize ve yaptığınız işe güveniniz olsun. Zaten sevdiğiniz işi yapıyorsanız bütün problemlerin üstesinden kolaylıkla gelebilirsiniz. Sabahları erken kalktıkça, sağlıklı beslendikçe, egzersiz yaptıkça, düzenli çalıştıkça ve daha pek çok işi düzenli ve planlı bir hale getirdikçe motivasyonunuz ve üretkenliğiniz artacak, güne daha zinde başlayacaksınız ve işte geçirdiğiniz zaman daha verimli olacak.

Kaynak: https://www.totaljobs.com/insidejob/the-perfect-work-day/

Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir