Yaratıcılık, Hatalarınızın Sizde Yarattığı Kusursuz Bir Sonuç Olabilir

Hata yapmak, aslında satranç oynamak gibidir; önünüzü tam olarak göremeseniz de, hatta yenilecek olsanız bile sizi zamanla mükemmel bir satranç ustası yapabilir. Kendinizi ve yeteneklerinizi keşfetmek varken, neden hatalardan kaçasınız ki? Gelin, hatalarınızın sizde öne çıkaracağı olumlu sonuçlara birlikte göz atalım!

 “Hiç hata yapmamış adam, yeni bir şey denememiştir.”

Ünlü bilim adamı Albert Einstein’ın bu sözü, aslında hatalara farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamız açısından yeterli bir güce sahip. Ömrünü deneme-yanılmalar ile geçirerek bilim dünyasında büyük buluşlara imza atan Einstein ve birçok bilim ya da sanat insanı, bizlerin bugün olumsuz olarak algıladığı hata kavramına yeni bir boyut kazandırıyor. Ufak bir hatanın dahi çok kötü sonuçlar doğurabileceğinden neredeyse şüphemiz yok. Peki ya sorun bakış açımızdaysa?

Hata Sonucu Girdiğiniz Yolun Sonunda Daima Aydınlık Bir Yol Sizi Bekler

Öncelikle hata ile yanlış arasındaki ince çizgiyi bilmek gerek. Birçok insan bu konuda halen kararsızlık yaşıyor. Yanlışlar genellikle bilinçli gerçekleştirilen eylemlerken, hata insanın üzerinde düşünmeden; belki biraz risk alarak gerçekleştirdiği eylemleri ifade ediyor. Dolayısıyla ortaya “hata yapma korkusu” gibi, insanı yerinde sektiren amansız bir kaygı çıkıyor. Bu noktada hepimiz bir şeyin kesinlikle bilincindeyiz; bu da eğer hata yaparsak, normal gidişata göre farklı bir sonuçla karşılaşacağımız gerçeği.

Bu korkuya günümüz kaygısıyla çarpıcı bir örnek verecek olursak, sanıyoruz kariyerinde hata yapmaktan kaçınan insanlara değinmek gerekiyor. Birçokları işten atılma ve iş bulamama korkularıyla, yani konfor alanından çıkmamak uğruna hata yapmaktan kaçınıyor. Peki, hiç işten atılmanıza neden olan herhangi bir hatanın, size daha iyi bir iş sunacağı gerçeğine odaklandınız mı? Kısacası, hata yapmaktan kaçınmak sizi tek bir yolda sürüklerken, hata yapmak hayatınıza yeni bir yön verme gücünü ortaya koyuyor.

Deneme Yanılma Yöntemiyle Yaptığınız Birçok Şey Aslında Sizin Başarılarınızdır

Amerikalı bir bilim adamı olan Arthur Fry tarafından tesadüfen bulunan Post-it‘lerin, bugün tüm dünyadaki ofislerin ve okulların vazgeçilmez bir parçası haline geleceğini kim bilebilirdi? Aslında bu icadın geçmişi, Arthur Fry’ın meslektaşı olan Dr. Spencer Silver’ın yüzeylere kolayca yapıştırılıp çıkarılabilen o yapışkanı bulmasına dayanıyor. Ancak o dönemde, Silver tarafından keşfedilen bu yapışkan, oldukça dayanıksız ve dolayısıyla işe yaramaz olarak görülüyor. Yıllar sonra meslektaşının bu icadı ile modern yaşama katkı sağlayacağından bihaber olan Arthur Fry ise kitabının arasında bir türlü sabit durmayan ayraçların ardından krizi fırsata çevirerek meslektaşının değer görmeyen icadı ile yeni bir buluşa; yani Post-it’e imza atıyor!

Biraz tesadüfe, biraz da hayal gücüne dayalı olan bu icat, aslında başarısızlık olarak gördüğünüz birçok şeyin nesillere faydası dokunacak bir başarı hikayesine dönüşebileceğini kanıtlar nitelikte. Dolayısıyla hata yapmak ve sonucunda başarısız olmaktan korkmadan hareket etmek gerekiyor. Kim bilir, belki siz de bir hatanızı fırsata çevirebilir ve muhteşem icatlar ortaya koyabilirsiniz!

İçinizdeki Diğer Sizi, Hata Olarak Gördüğünüz Adımlar Ortaya Çıkarır; Yani Hatalarınız Keşfedilmemiş Yanınızın Doğrularıdır

Hata” kelimesi oldukça negatif bir çağrışım yapmakta; hatta birçoğumuzda tam anlamıyla başarısızlık hissini uyandırıyor ve başarısızlık nesillerdir bize uzak durulması gereken bir olgu gibi aktarılıyor. Peki, sizin en büyük başarısızlığınız, hatanız nedir? Bu kritik soru, günümüzde özellikle iş görüşmelerinde sıkça karşımıza çıkıyor. Birçok insan ise hiç hata yapmadığını ya da başarısızlık yaşamadığını dile getirerek “Ben şirketiniz için kusursuz bir çalışanım.” izlenimini vermeye çalışıyor. Ancak şunu hepimiz farkındayız, hayatında başarısızlık hissini yaşamamış, hata yapmamış bir insan dahi yoktur.

İş görüşmelerinde size yönlendirilen bu soru, aslında sizin kusurlu ya da kusursuz bir insan olup olmadığınızı anlamak amacıyla sorulmuyor. Amaç hata ya da başarısızlık karşısında nasıl bir duruş sergileyip, nasıl bir risk yönetimi uyguladığınız. Yani bir nevi işi verecekleri bireyin görevini hatasız yerinde getirmesinden ziyade, yapılan hataları nasıl fırsata çevireceği ölçülüyor. Siz, siz olun gerek hayatınızda gerekse kariyerinizde yaptığınız hataları birer tecrübe, başarısızlıkları ise birer hedef olarak görün. Çünkü sizi bir adım geriye götürdüğünü düşündüğünüz tüm hatalarınız, yaratıcılık, başarı ve yenilikçilik gibi içinizde bulunan tüm becerileri keşfetmeniz için cebinizde altın bir anahtar görevi taşıyor.

Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir