E-Atık: Elektronik Atık Tehlikesi

Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesine bağlı olarak elektronik atık miktarında büyük bir artış meydana gelmektedir. Her geçen gün daha yeni teknoloji ya da daha üstün özelliklere sahip elektronik cihazlar, kendinden bir öncekinin kullanım ömrünü sonlandırmaktadır. Kısaca E-atık dediğimiz bu malzemeler, kullanıcısı tarafından ekonomik kullanım süresini tamamlamasıyla ortaya çıkan atıklar olarak karşımıza çıkar. Genel olarak elektronik atıklar TV, bilgisayar, yazıcı, telefon, fax, fotokopi makinaları, ekranlar, DVD, VCR, entegre devreler, yarı iletkenler, baskılı devreler, algılayıcılar, kablolar, MP3, tıbbi cihazlar gibi alet ve ekipmanlardan oluşur. Bu maddeler plastik, metal ve cam içermektedir.
cop-kovasiElektronik atıkların parçalanması, yakılması ya da doğrudan toprağın altına gömülerek imha edilmeye çalışılması tehlikeli maddelerin açığa çıkmasına ve sağlığımızın zarar görmesine neden olabilmektedir. Bu tarz atıklarda bulunan cıvalı bileşenler uzun dönemde yer altı suları ve toprağa zarar vermektedir. Yüksek oranlarda kurşun, baryum, fosfor gibi ağır metaller içermekte olan elektronik malzemeler yakıldıkları takdirde dioksin olarak ortaya çıkmakta ve atmosfere yayılmaktadır.

e-atik-televizyonElektronik Ürünlerin İçerdiği Tehlikeli Maddeler Ve Etkileri

Kurşun (Pb): Merkezi sinir sistemini (bilhassa çocuklarda), böbrekler ve üreme sistemlerini bozmakta, çocuklarda beyin hasarına neden olmaktadır. Parmaklarda, el ve ayak bileklerinde zayıflık, hafıza kaybı ve kan hastalıkları gibi sorunlar görülmektedir.

Civa (Hg): Düşük dozlarda bile zehirlidir. Beyin ve böbreklere zarar verir. Anne sütüyle çocuklara geçer. Sinir sistemi civanın tüm formlarına karşı çok duyarlıdır. Yüksek miktarlarda maruz kalmak beyinde, böbreklerde ve fetus gelişiminde kalıcı zararlara neden olabilir. Piller, termometreler ve tansiyon ölçme cihazlarında civa kullanılmaktadır.
pil-donusumKadmiyum (Cd): Yüksek düzeyde kadmiyumun solunması akciğer hasarına bağlı olarak ölüme neden olabilir. Çok yüksek düzeyde kadmiyumun yiyeceklerle alınması kusma ve ishale neden olur. Yüzeye bindirilmiş aletler, yonga resistörleri, infrared dedektörleri, yarı iletkenler ve eski tip monitör, katot ışın tüpleri (CRT) kadmiyum içerir. Ayrıca plastiklerde kullanılır.

Krom: Yüksek miktarlarda solunması burun, akciğer, mide ve bağırsaklara zarar verebilir. Kroma alerjisi olan kişilerde astım krizlerine neden olabilir. Cilde temas durumunda cilt ülserleri oluşabilir. Ayrıca ciltte alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bazı bileşikleri kanserojendir.

Bromlu Alev Geciktiriciler (BFR): Normal gelişme için gereken hormonal fonksiyonları önemli derecede etkiler. BFR işyeri ve ofislerdeki bilgisayarlar üzerindeki tozlarda bulunmaktadır. ABD ve İsveç’te anne sütünde çok fazla miktarda rastlanmıştır.

Fosfor (P): CTR tüpün iç yüzünü kaplamak için kullanılır. Kırılan tüplerden oluşan tozların teneffüsü çok risklidir. Fosforun zararı pek fazla bilinmemektedir.

Baryum (Ba): Kısa süre baryuma maruz kalmak dahi beynin şişmesine, kas zayıflığına, kalp ve karaciğer hastalığına neden olabilmektedir. Monitörlerdeki katot ışın tüpünden (CRT) radyasyonu azaltmak için kullanılır.
e-atik-monitorAltı Değerlikli Krom (Cr+6): DNA hasarı ve astımik bronşite sebep olabilir. Korozyon koruması ve işlenmemiş galvaniz çelik levhalar ve sertleştirilmiş çelik için kullanılır.

Berilyum (Be): Kanserojen olarak sınıflanmaktadır. Ana kart ve bağlantılarda bulunur.

Plastikler: Bir bilgisayarda ortalama 7 kg civarında PVC içeren plastik bulunur. PVC en tehlikeli plastiktir. Belli sıcaklıkta yandığında dioksin oluşur. Araştıma sonuçlarına göre, dioksin kanser yapmasının yanında, sinir, bağışıklık ve üreme sistemlerine (sperm sayısında azalma dahil) zarar verebilmekte, doğmamış bebeklerde bozuk oluşumlara, sakatlıklara sebep olabilmektedir.

Dünya’da ve Türkiye’de E-Atık’a Bakış

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’de yılda 539 bin ton e-atık ortaya çıkıyor. Bu atıkların sadece 20 bin tonu koşullara uygun olarak geri dönüştürülüyor. En çok televizyon ve bilgisayar monitörün çöpe atıldığı açıklanırken, en çok e-atık üreten şehirler ise İstanbul, Kocaeli ve Ankara olarak belirtiliyor. Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Özdemir ve ekibinin hazırladığı rapora göre Türkiye,  elektronik atıkları toplama konusunda Avrupa Ülkelerinin oldukça gerisinde kalıyor.
geri-donusum-dogaAvrupa’da 2003 yılında yürürlüğe giren ve sistematik bir şekilde her geçen gün iyileştirilerek devam eden AEEE yasası (Atık Elektrikli ve Elektronik Ekipmanlar), Türkiye’de 2013 yılında yürürlüğe girdi. Yönetmelik ile alınacak önlemler için daha ciddi adımlar atıldığını göstermektedir. Yönetmelik, oluşan AEEE’nin toplanması ve geri kazanımıyla ilgili olarak belediyelerin, Elektrikli Ve Elektronik Ekipman (EEE) üreticilerinin, dağıtıcılarının ve tüketicilerin, AEEE işleme tesislerinin görev ve sorumluluklarını içeriyor.

Elektronik Atıkların Değerlendirilmesi

İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi ve Pendik Belediyesi işbirliği ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle Elektronik Atık Geri Dönüşüm Yönetim Sistemi kuruluyor. Sistemin kurulumu sırasında ilçe içindeki okullarda, halk eğitim merkezlerinde ve alışveriş merkezlerinde eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapılarak “daha bilinçli bir toplum anlayışı” için adımlar atılacak.

geri-donusumSivil Toplum Kuruluşları, öğretim üyeleri ve çevre gönüllüleri, Elektronik Atıkların Geri Dönüşümünü Destekleme Derneği (EAGD) çatısı altında örgütlenerek elektronik atık (e-atık) konusunun sürdürülebilirliği konusunda çalışmalar yapmakta ve yaklaşımlarda bulunmaktadır.

Elektronik atıkların toplanması ve yeniden değerlendirilmesi konusunda büyük/küçük tüm işletmelere önemli sorumluluklar düşüyor. İşletmeler, üretim sonucunda ortaya çıkan e-atıklarının güvenli bir şekilde toplanmasını sağlamalı, ilgili yönetmeliğe uygun kararlar alarak sorumlulukları konusunda duyarlı olmalıdır. Ayrıca tüm çalışanlarını ve paydaşlarını e-atıkların güvenli bir şeklide dönüşüm sistemlerine katılımı konusunda teşvik etmeyi görev kabul etmelidir.

Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

1 Yorum

  1. Ceren Sevi dedi ki:

    Sadece işletmelerde değil malesef toplum olarak geri dönüşümün yararlarını kavrayabilmiş değiliz. Zaten ekonomik ve ekolojik olarak yararlarını kavramış bir toplum olsaydık bunun kendiliğinden yaygınlaştığını görürdük. Sanıyorum bu durum toplumların farkındalık seviyesiyle alakalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir