Çalışanlarınız Olumsuz Geri Bildirimleri Daha Çok Merak Ediyor

Zenger/Folkman danışmanlık şirketinin performans değerlendirmeleri ve olumsuz geri bildirimlerin kabulü ile ilgili yaptığı araştırmanın ilk bulguları geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşıldı. Şirketin merak edip araştırdığı konu, aslında basit bir sorunun yanıtından ibaretti; çalışanlar performans değerlendirmeleri hakkında olumlu geri bildirimler mi almayı yoksa negatif olmasına rağmen gelişimlerini sağlayacak önerileri mi duymayı tercih ediyorlar. Araştırmadan çıkan sonuçları açıklayan Jack Zenger bulguları ilginç olarak nitelendiriyor. 2 haftalık veri analizinin sonuçlarına göre yaş, cinsiyet, uyruk ayrımı olmaksızın çalışan kesimin hem pozitif değerlendirmeleri hem de yapıcı eleştirileri aynı oranda sahiplendiğini gösteriyor.

Araştırma Hazırlıkları Nasıl Tamamlandı?

Yapılan araştırmanın hazırlık evresi incelediğinde şirket öncelikle, geri bildirim vermek mi almak mı fark etmeksizin, pozitif ya da negatif hangisinin daha çok tercih edildiğini araştırıyor. Araştırmacıların İkinci odak noktası ise kişinin kendine güven derecesinin ne olduğunu ortaya çıkarmak oluyor. Bu noktada, çalışmanın güvenilirliği açısından bazı düzenlemeler yapmaya gerek duyduklarını belirten şirket, geri bildirimleri tiplerine göre iki gruba ayırıyor.

İçinde övgü, tebrik, takdir ve benzeri ifadelerin geçtiği geri bildirimleri pozitif kabul eden araştırma, içeriğinde öneri, takviye edici destek ve potansiyeli ortaya çıkarmaya yönelik eleştirilerin olduğu değerlendirmeleri ise düzeltici geri bildirimler olarak kabul ediyor. Bu ayrımın önemine ayrıca dikkat çeken Zenger, araştırma sonuçlarının da kanıtladığı biçimde, kişilerin doğru bir tutum ile yapıldığı takdirde, yapıcı eleştirileri tahmin edilenden daha fazla önemsediğini belirtiyor. Hatta öyle ki; araştırmaya katılanların üçte biri yapıcı eleştirilerin performanslarını olumlu yönde arttırdığını belirtiyor.

Övgü ve Takdiri Yapıcı Eleştiri ile Değişir misiniz?

Araştırma sonucu çıkan ilk bulgu, çalışanların pozitif geri bildirim vermektense, negatif geri bildirim almayı daha çok tercih ettiğini gösteriyor. İlk grafik incelendiğinde çalışanların, pozitif geri bildirim vermeyi çok da sevmediğini (1.kolon) ancak buna mukabil negatif geri bildirimleri dinlemeyi daha çok istediğini ortaya koyuyor (4.kolon). Araştırma sonuçlarında şaşırtıcı olan nokta ise, negatif geri bildirim almayı tercih eden çalışanların negatif geri bildirim vermekten (kolon 2) bir o kadar kaçınması oluyor ve son olarak 3.kolonda yer alan sonuçlar, profesyonel iş hayatındaki kişilerin pozitif geri bildirimlere negatif geri bildirimlerden daha az değer verdiğine işaret ediyor.


İlk grafikteki sonuçları daha da kesinleştirecek bir soru daha hazırlayan şirket, deneklere bu kez doğrudan övgü ve takdiri mi, yoksa yapıcı geri bildirimi mi tercih ettiklerini soruyor. Çıkan sonuçların oldukça şaşırtıcı olduğu gerçeği bir yana, deneklerin %57’si yapıcı eleştiri derken, %43’ü ise övgü ve takdir diyor. Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer gerçek olan yapıcı eleştirilerin performansı arttırması ve kişisel gelişime katkı sağlaması hususu da göz önüne alındığında, bu sonuç çok da sürpriz olarak karşılanmıyor çünkü araştırmaya katılanların %72’si doğrudan sorulduğunda yapıcı eleştirinin kariyerlerinde hedeflerine ulaşmak için gerekli olduğunu söylüyorlar.

Özgüven ile Eleştiri Kabulü Arasında Korelasyon Var mı?

Araştırmaya katılan deneklerin %92’si, doğru tutum ile yapıldığında eleştirilerin kendilerini güçlendirdiğini ve profesyonel anlamda gelişimlerine katkı sağladığını kabul ediyor fakat bir grup var ki; bunlar hem negatif eleştiri vermek hem de dinlemek konusunda sıkıntı çekiyorlar. Bir diğer grup ise yöneticilerinin kendilerini uygun bir biçimde eleştirerek doğru yönlendirdiğini ifade ederek negatif eleştirileri daha istekli karşılıyor. Ekteki grafikte sonuçları paylaşılan bulgular, yapılan araştırma özgüven ile negatif eleştirileri hoşgörü ile karşılamak arasında yüksek korelasyon olduğunu gösteriyor.


Bir alttaki grafik ise kişilerin yaşları dikkate alındığında farklı yaş grupları arasında farklı tutumlar var mı sorusuna cevap veriyor. Denekler 1950 kuşağı(Baby Boomers), X ve Y kuşağı olmak üzere üç ayrı gruba bölünüyor. Tüm grupların cevap ve tepkileri değerlendirildiğinde şimdilerde üst yönetimlerde olan 50 kuşağının her konuda daha hevesli olduğu görülüyor. Buna mukabil Y kuşağı pozitif geri bildirim vermek istemediği gibi pozitif ya da negatif geri bildirim almak konusunda da diğer iki gruba göre daha isteksiz gözüküyor. Y kuşağının bu tutumu iş hayatında yeni olmalarından mı yoksa yaşları ile mi alakalı henüz bilinmese de düşünülenin tam aksine geri bildirim almak ve vermekten pek hoşlanmadıklarını ortaya çıkarıyor.


Araştırmanın en önemli sonucu, kişileri nasıl gruplarsanız gruplayın, çalışanlar yapıcı eleştirinin kariyerlerine olumlu etkisi olduğuna inanıyor ve bu eleştirileri dozunda olduğu sürece takdir ediyor. Çalışanların yönetici ve liderlerinden yegane beklentisi geri bildirim almak yönünde oluyor. Üstelik bu geri bildirimler yapıcı eleştiriler olduğu takdirde çalışanlar tarafından daha dikkatli bir şekilde dinleniyor ve tatbik ediliyor. Diğer bir deyişle takım performansı için yapıcı eleştiriler olumlu etkiler yaratıyor.
Kaynak

Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir